Buğday hasadı Türkiye’nin hububat üretim merkezi sayılan stratejik bölgelerde başladı. İklimsel etkilerin hasadı nasıl etkileyeceği, rekoltenin nasıl alınacağı merak konusu… Çukurova, Güneydoğu, Antalya ve Söke’de başlayan hasat TMO’nun verdiği yüksek alım fiyatından sonra çiftçinin yüzünü güldürecek mi? Mardin’de yapılan buğday hasadını ziyaret eden Taban Gıda CEO’su Hasan Hacıhaliloğlu, “Ülkemizdeki hasat beklentisi geçen yılın rakamları kadar düşük olmaması yönünde. Bu yıl ciddi yağış aldık, iklimsel şartlar daha verimli bir hasat geçireceğimizi gösteriyor. Yaşanan ekonomik krizler ve uygulanan tarım politikaları çiftçiyi üretimden uzaklaştırdı ve dolayısıyla ekim alanlarının azalması buğday üretim oranlarının istenen seviyelere ulaşmasının önüne geçiyor. Türkiye yeni tarım politikaları ile uzun vadeli planlar yaparak verimli tarım arazilerini doğru kullanmalı” dedi. Geçtiğimiz yıl 1,6 milyon ton buğday ticareti yaparak yurtiçinde oyun kurucu olarak sektörü domine eden Taban Gıda yurtiçinde yüzde 20 pazar payına sahip…

Kurlarda yaşanan hızlı artış ve Rusya-Ukrayna savaşı pandemi sonrası özellikle son döneme damgasını vurdu. İklim değişikliği ile savaşan hububat sektörünün gündemini ve rotasını yeni krizler tamamen değiştirdi. Dünya buğday deposu iki ülkenin savaşı tüm ülkelerin ekonomik ve politik stratejilerini yeniden şekillendirmelerine sebep oldu. Tüm sektörler için zor geçen 2021 yılında 2 milyon tonun üzerinde bir hacme ulaşan Taban Gıda yılı 4,5 milyar TL’nin üzerinde bir ciroyla kapattı. Rusya ve Ukrayna ile güçlü ticari ilişkileri bulunan; 5 kıtada yaklaşık 20 ülkeye transit ticaret gerçekleştiren ve Türkiye’de buğday tedarik pazarının lideri Taban Gıda, yaptığı yatırımlarla 2021 yılını bir önceki yıla göre yüzde 50’nin üzerinde bir büyümeyle kapattı. Çatı şirketi Vivalon bünyesinde toplam 25 milyon dolar yatırımla 3 kuru yük gemisi alarak kendi filosunu kuran şirket; küresel iklim değişikliği, pandemi ve navlun krizi gibi global krizlerin oluşturduğu çeşitli riskleri ve fırsatları analiz ederek yeni yatırım hamleleri gerçekleştiriyor. Samsun’da silo yatırımı ve Rusya’da un fabrikası için kolları sıvayan Taban Gıda başarısını globale taşımayı hedefliyor.

Global oyuncu olacağız

Dünyada yaklaşık 200 milyon ton buğday ticareti yapıldığını belirten Hacıhaliloğlu “Taban Gıda olarak bu rakamın yüzde 1’den fazlasını biz yapıyoruz. Bu yıl bizim açımızdan çok daha iyi bir yıl olacak gibi görünüyor. Transit ticaret hacmimiz her yıl katlanarak artıyor. 350 bin tonlarda olan transit ticaret hacmimizi bu yıl 1 milyon tonun üzerinde bekliyoruz. 2021 yılında 150 milyon dolar olan transit ticaret ciromuzun, bu yıl sonunda 500 milyon doların üzerine çıkmasını hedefliyoruz. Bunun yanında özellikle iç piyasada yem hammaddeleri pazarında yer edinmeyi planlıyoruz. Batı Afrika pazarında oldukça güçlü bir konuma geldik.  Bu yıl Avrupa pazarında büyümek ve Asya pazarında daha güçlü yer edinmek hedefindeyiz. Global oyuncu olacağız.”

Bu yıl buğday rekoltesinde artış bekliyoruz.

Bu yıl geçen yıllara göre daha yüksek miktarda buğday rekoltesi beklediklerini belirten Hasan Hacıhaliloğlu “TÜİK ile bizim tahminlerimiz arasında yüzde 10 – 15 fark oluyor. TÜİK bu dönem için 19,5 milyon ton buğday rekoltesi bekliyor. Ancak biz yaklaşık 17 milyon ton olacağını tahmin ediyoruz. USDA raporlarındaki beklenti de bu yönde. TÜİK’in mısır için rekolte beklentisi daha doğru geliyor. Mısırda rekoltede dünya ortalamasının üzerindeyiz. Mısırın buğdaya göre üretim maliyeti daha yüksek ancak rekolteye bağlı olarak getirisi de daha fazla. Bu nedenle Türkiye’de buğday ekim alanları mısıra kayıyor.”

Hasan Hacıhaliloğlu “TMO’nun hamlesini doğru buluyorum”

“Buğday alım fiyatını zaten 6.500 TL’nin altında beklemiyorduk” diye belirten Hacıhaliloğlu, “Bu yıl TMO, primle birlikte 7.050 TL alım fiyatı açıkladı ki bu rakam sektöre can suyu oldu. 1.000 TL’lik desteğin sonbaharda verileceğini göz önünde bulundurduğumuzda yapış şekli eleştirilebilir ancak USD bazında verilmiş en yüksek alım fiyatı ile karşılaştık. Buğdayda dünya ortalaması olan 420 $ ‘a yaklaştık. Bu rakam önümüzdeki yıl ekilebilen alanların oranını da arttırabilir” dedi. Türkiye’de buğday bulunabilirlik sorunun olmadığının altını çizen Hacıhaliloğlu “Ülkemiz her yıl yaklaşık 10 milyon ton buğday ithal ediyor. Bu rakamın yaklaşık 2,5 milyon tonu kendi tüketimimiz için. Türkiye’de ne buğday ne de mısır için bulunamama, tedarik edilememe gibi bir problem yok. Gerekli olan miktar Rusya’dan kolaylıkla temin edilebilir ancak maliyetleri yüksek kalabilir” dedi.

Türkiye’de ekilmedik tarım arazisi bırakmamak gerekiyor.

Özellikle arzın en yüksek olduğu hasat dönemlerinde pozisyon alarak dalgalanmalardan kendimizi korumaya çalışıyoruz diyen Hacıhaliloğlu, “Öncelikle tabii ki ülke üretiminin tüketimi karşılaması gerekiyor. Türkiye açısından arz talep dengesini sağlamak çok zor gözüküyor. Türkiye buğday ekim alanlarını arttırıp verimliliği yükseltecek çalışmalar yaparsa, kendi ihtiyacını karşılama noktasında gelecek yıllarda çok avantajlı duruma gelecektir. Önümüzdeki dönemde tarımda dijitalleşme adımları ve bu enstrümanların etkin kullanımı ile ihracatçı konuma tekrar ulaşabileceğimizi düşünüyorum. En başta ekilmedik tarım arazisi bırakmamak gerekiyor. Akıllı tarım uygulamalarına geçildiğinde Türkiye’nin toprakları verimlilikte en iyi noktayı görecektir. Çiftçi verimi dolayısıyla daha yüksek getirisi olduğu için mısıra yöneliyor. Türkiye’de buğdayın ekim alanlarında ciddi azalma söz konusu. Şanlıurfa tarafında pamuğa, Karadeniz tarafında yağlı tohumlara kaçış var” dedi.

Ukrayna hasatı gerçekleştiremezse dünyayı çok daha kötü bir senaryo bekliyor

Ukrayna'da yıllık 60-70 milyon ton civarında hububat ve yağlı tohum üretimi yapılıyor. Yıllık aşağı yukarı 20 milyon ton buğday, 10 milyon ton mısır ihraç ediyor. Taban Gıda CEO’su Hasan Hacıhaliloğlu, ‘Buğday ekim alanlarında şimdiden yüzde 30'luk bir kayıptan söz ediliyor. Mısır tarafında ise Mayıs ayı ekim zamanıydı. Geçen yılın aynı dönemine göre ekim oranı yüzde 50'de kaldı. Ukrayna'da limanların çalışmaması da en büyük sorunlardan biri. Hasatın yapılabilmesi için savaş ortamını bir kenara koyarsak, Ukrayna’nın uygun fiyattan akaryakıt bulabilmesi ve bu ürünün dünya piyasalarına ulaştırılabilmesi oldukça zor. Hasata bir ay kala Ukrayna hasatı gerçekleştiremezse dünyayı çok daha kötü bir senaryo bekliyor.” diye belirtti.

Rusya’nın satma gibi bir problemi yok

Rusya’da hasat dönemi yaklaşırken, son dönemin en büyük rekoltesi olacağı tahmin ediliyor. Hasan Hacıhaliloğlu, “Rusya’nın satma gibi bir problemi yok. Bu yıl Rusya’nın 40 milyon ton gibi bir buğday ihraç edeceği varsayılırsa bunun 10 milyon tonunu sadece Türkiye’ye satıyor. En son İran ile 5 milyon tonluk bir anlaşma yaptılar. Mısır da bizim kadar ithal ediyor. Doğal olarak, baktığınızda sadece üç ülke ile 25 milyon tonluk ihracat rakamına ulaştı. Çin’i ve etrafındaki diğer ülkeleri de bu denklemin içerisine kattığımızda Rusya’nın ürününü satamaması gibi bir sorunu yok. Rusya’nın bu konuda eli güçlü ve bunu koz olarak kullanıyor. Gerekirse 10 milyon ton buğdayı denize döker ve dünyayı dize getirmeye çalışır. Rusya sadece tahılda değil birçok emtiada dünyada ilk üçte yer alıyor ve bu durum Rusya’nın elini güçlendiriyor” şeklinde konuştu.

“Tahıl koridoru iyimser bir söylem”

“Tahıl koridoru açılacak gibi söylemlerin iyimser söylemler olduğunu düşünüyorum. Ukrayna ile ilgili yapılacak çalışmalar eğer Rusya kontrolünde yapılacaksa bu ticarete dünya izin vermeyecektir. Yok eğer ticaret Rusya kontrolünde olmazsa, buna Rusya’nın izin vermeyeceği düşüncesindeyim” diyen Hacıhaliloğlu, “Diğer taraftan bugün limanların kullanılabilir durumda olmadığı gözlemleniyor. Bu limanların onarılması gerekiyor. Rusya’dan yapılan yüklemelerde böyle bir sorun yok. Ancak bölgede farklı sorunlar var. Örneğin bölgede taşıma yapan gemilerin sigortaları riskli görüldüğü için yapılamıyor” diye belirtti.

Uzun vadeli tarım politikaları Türkiye’yi dünyada güçlü bir konuma getirebilir.

Rusya-Ukrayna savaşı gösterdi ki özellikle gıdada ülkelerin kendine yeter seviyede üretim yapması oldukça önemli. Türkiye buğday kalitesi bakımından verimli topraklara sahip. Üstelik toprağı işleme ve tohum kalitesi olarak da güçlü bir konumda olduğunu belirten Hacıhaliloğlu, “Rusya-Ukrayna arasında devam eden krizin ilerleyen dönemde Türkiye’yi önemli bir noktaya taşıyacağını düşünüyorum. Konumu gereği ülkemiz transit ticaret ağında kritik öneme sahip olacaktır. Türkiye tarım politikaları konusunda uzun vadeli planlar yaparsa ve verimli tarım arazilerini doğru kullanarak tarım teşvik politikalarını üretici lehine planlarsa gelecekte dünya gıda piyasasında güçlü bir konuma gelebilir. Bugün itibariyle Avrupa fiyatlarına göre Rus buğdayı yaklaşık 40 dolar aşağılarda. Türkiye bugün dünyadaki en büyük un ihracatçısı ve makarnada da İtalya’dan sonra ikinci konumdadır. Diğer kalemleri de alt alta yazdığımızda Türkiye’nin bu ticaretten kazançlı çıkacağını düşünüyorum.’ diyor.